Uzun zaman geçimsiz olanın babam olduğunu sandım. Bir bakıma öyleydi de. Ama öldüğü günden bu zamana kadar geçen dört ayda anladım ki çoğu kavganın sebebi annemdi.
Öyle olmadığını söylüyordu ama sevgisiz biriydi. Çocuklarını hiç tanımıyormuş gibi davranmaya başlayan, aradaki tek bağın kopuşuyla geçinme kaygısı gütmediğini gördüğüm kişi. Ne anneliğin kutsal olduğuna inandım ne de ailenin. Bir ailem var gibi hissetmedim hiç, hislerine güvenmek gerektiğine emin oldum.
Eski zamanlarda olsak bu çocuklar benim kanımdan değil diyerek mirastan çıkarmaya çalışırdı. Asıl benliğiyle tanışmak sarsıcı bir deneyimdi. Bir yol ağzında ruhunu şeytana satanın o olduğunu görmek, derisinin altında sakladığı demonlarla yüzleşmek.
Rus klasiklerindeki baldırı çıplak roman karakterleri gibi hissediyorum, biraz daha su isteyen Oliver gibiyim. Bomboş. Sapsız ve köksüz. Sulamayı unutulmuş bir fidan, yaşama tutunacak tüm dalları kurumuş.
Babamı arayıp bütün bunları anlatamamak taş gibi bir ağırlık halinde göğsümü eziyor. O olsaydı bizi dinlerdi diyorum, bizi severdi. Her zaman çok geçimli değildi ama annem gibi değildi o, çocuklarını severdi. Ortak yanlarımız serüvenlere çekerdi bizi. Kardeşim ve o, üçümüz bir takımdık.
Yetişkinim, ama yetim kalmanın yaşı yok. Bu yükü mezara götüreceğimi biliyorum. Harry Potter olmanın nasıl bir şey olduğunu anlıyorum artık, kendi yazdığım kimsesiz karakterleri anlıyorum. Babasızlığın ve annenin yaşarken yok olmasının nasıl bir yıkım olduğunu anlıyorum. Yola eksik devam etmenin. Kalbinin yakınında bir yerleri mesken tutmuş karanlığı anlıyorum.
Ellerime bakınca onun genetiğini görüyorum. Onun parçaları bende yaşıyor biliyorum ama yetmiyor. Konuşmak istiyorum, Tolstoy’un karısı ölünce ne yapacağını bilemeyip karısını aramak istemesi gibi özlüyorum onu.
Gerçek bir aileye sahip olmak çok büyük şans. Çok kıymetli, bazılarının asla sahip olamayacağı bir hazine. Geri kalanlarımız yola eksik devam etmek zorunda.
Asla kapanmayacak çukurların da bir gün çiçek açacağını umut ederek yaşamaya devam etmek hayat.
Başka çözüm bulamıyorum, keşke daha güzel sözlerim olsaydı. Ama elimde en çiğ halindeki gerçeklerden başkası kalmadı artık.


Yorum bırakın